Kış-İlkbahar 2018 Döneminde Cilt Bakım Rutinim - Gündüz

Merhaba...

Bloga uzun süredir yazmadığımın farkındayım, bu bilinçli bir şekilde verdiğim bir karardı açıkçası. Hem blog yazmaktan eskisi gibi keyif almamam hem yazılarımın okunmaması hem de hayatımın bir türlü istediğim şekilde yoluna girmemesi bende bıkkınlık oluşturdu. Dürüst olmam gerekirse, burayı hiç bir zaman tamamen bırakabileceğimi zannetmiyorum çünkü, blogumu çok seviyorum. İnstagram vs inanın umurumda değil ancak, blogum benim emeğim, hobim, kaçışım. Eskisi gibi hafta üç yazı yazacağım diye kendimi zorlayacağımı zannetmiyorum ama özledikçe ve yazmak istedikçe burada olacağım. 

Bu küçük açıklamadan sonra, gelelim bugünkü yazımın konusuna... Aslında bu bir yazı dizisi olacak ve ne kadar sürecek inanın bilmiyorum. Kafamda bir zaman dilimi belirlemedim. Bu sene kış ve ilkbahar döneminde cilt bakımında kullandığım ürünleri önce gündüz ve gece rutinlerim olarak toplu yazılarda paylaşacağım. Sonrasında da tam boy olarak kullandığım her ürünün tek tek ayrıntılı inceleme yazılarını yazacağım. Böylece hem kuru ve hassas ciltler için toplu bir cilt bakım rutini alternatifi olur hem de blogum için güzel bir arşiv oluşmuş olur diye düşünüyorum. Umarım işinize yarar. Bugün başlıktan da anlayabileceğiniz gibi gündüz cilt bakım rutinimden, bir sonraki yazımda da gece cilt bakım rutinimden bahsedeceğim. Sonrasında da tek tek ürünleri anlattığım yazılarım gelecek. 


Kuru ciltler için cilt bakımı

Benim için gündüz yaptığım cilt bakımı, cildimi beslemekten çok korumaya yönelik bir rutinden oluşuyor. Dolayısıyla bu rutindeki asıl amacım cildimi nemlendirmek ve gün içerisinde dış etkilerden korumak... 
Hafta içi tam zamanlı çalıştığım için sabah 6'da kalkıyorum. Uyanır uyanmaz da hiç vakit kaybetmeden cilt bakımıma başlıyorum çünkü, kahvaltımı evde yaptığım için mümkün olduğunca hızlı olmam gerekiyor. 
Kış ve sonbahar aylarında sabahları yüzümü Diadermine High Tolerance yüz temizleme jeli ile yıkadım, o bitince de Nivea Creme Care yüz temizleme kremine geçtim. Bu iki temizleyici de oldukça nazik ürünler ve cildimi kurutmuyorlar. Özellikle Diadermine High Tolerance'ın içeriği şahane! Nivea için aynı şeyi söyleyemesem de, sabahları kullanmak için hiç fena değil. Yüzümü yıkadıktan sonra cildimdeki fazla suyu kurulayıp tonik olarak Miniso Green Tea Repairing Sprey kullandım. Bu yüz misti bence tam bir fiyat-performans ürünü ve yazısını yazmak için de sabırsızlanıyorum. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu kış ve ikbahar boyunca göz kremi olarak Lavera Illuminating Eye Cream kullandım. Bu kremi şu an sadece akşamları kullanıyorum ve hala bitmedi, kullandığım en bereketli göz kremi çıktı. 

Cildim çok kuru olduğu için, sanırım yaşımın da etkisiyle, bu sene gündüz bakım rutinimde de serum kullanma ihtiyacı hissettim. Beyond Himalaya Deep Moisture Serum-in-Oil serumu bir-bir buçuk pompa kadar alıp ellerimin arasında ısıtarak yüzüme tampon hareketlerle uyguladım. Bu serumdan çok memnun olduğumu şimdiden söylemeliyim. Bu sene gündüz nemlendiricisi olarak sürekli aynı ürünü kullanmadım ya da kullanamadım da diyebilirim. Zaman zaman Zeynuş'un ya da Başak'ın verdikleri testerları kullandım, bir ay kadar La Roche Posay Toleriane kullandım, sonrasında da Thalia Argan Musk nemlendiricime geri döndüm. Thalia Natural her alışverişimde Argan Musk nemlendiricinin 3-4 testerını yolluyor ve ben bu testerları bir kaba doldurunca neredeyse 30ml tam boy krem elde ettim. Yoğun yapılı ve başarılı bulduğum temiz içerikli bir nemlendirici Thalia Argan Musk ve geçen yazdan bu yana ara ara da olsa severek kullanıyorum. Hangi nemlendiriciyi kullanırsam kullanayım değişmeyen tek şey olarak, Kiko Hydra Pro-Glow nemlendiriciyle karıştırdım. Kiko'nun bu ürünü cilde şahane bir parlaklık veriyor ve cildimdeki donuk görüntüyü düzeltiyor. Tabi ki, bu sadece kozmetik olarak bir düzeltme yoksa bir bakım yapıp cildimi canlandırdığını düşünmeyin. Elimin içinde karıştırdığım iki nemlendiriciyi yüzüme nazikçe masaj yaparak uyguladım. 

Kuru ciltler için cilt bakımı

Yaz-kış güneş koruyucuyu cilt bakımımdan eksik etmiyorum. Kış ve ilkbaharda tercih ettiğim güneş koruyucular Loreal Sublime Sun Cellular Protect Spf30 ve Kiko City Filter Sunscreen Spf 50 Primer oldu. Kiko City Filter'ın yazısını buradan okuyabilirsiniz, incecik yapılı bir makyaj bazı; fakat yazın kullanmanızı önermem çünkü çok fazla koku maddesi içeriyor. Yine Sublime Sun da bana göre yaz için yeterli değil. 
Son olarak, Lola Bomb Strawberry Daiguri lip balmı dudaklarıma sürüp gündüz cilt bakım rutinimi tamamladım.

Kuru ciltler için cilt bakımı

Bu yazı oldukça uzun ve bu rutin de çok çetrefilli görünebilir ama uygulaması yazmasından çok çok daha kısa sürüyor, hatta bence okumasından da. Sabah cilt bakım rutinim toplamda 5-6 dk zamanımı ancak çalıyordur fakat, bu sayede gün içinde hem cildim nemini kaybetmiyor hem güneşin zararlı etkilerinden ve serbest radikallerden korunuyor hem de makyajım çok iyi görünüyor.
Şunu her zaman hatırlatmak istiyorum; cildimiz en büyük organımızdır ve ona ihtiyacı olan bakımı yaparsak o da görevini daha iyi yapar ve yılların hasarından da hem daha geç etkilenir hem de daha sağlıklı olur. Dolayısıyla, kısa süreli seyahatlerim dahil olmak üzere, cilt bakımımdan taviz vermiyorum. 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...
Sevgiler...

Kozmetik Ürünlerinde Kullanılan Alkoller

Merhaba...

Kullandığımız kozmetik ürünlerinin içerikleri oldukça kafa karıştırıcı bir konu... Ben de, bir  zamanlar kullandığım ürünlerin içerik listelerine baktığımda, anlamadığım bir kelime yığınından ötesini göremiyordum ancak; zamanla bu konuda en azından temel noktaları öğrendim, öğrenmeye de devam ediyorum. Bugün, dilim döndüğünce kozmetik ürünlerde kullanılan alkol çeşitlerinden bahsedeceğim. İçerik listelerinde en çok okuduğumuz alkol çeşitlerinin etkilerini, hangilerinden uzak durmamız gerektiğini ve hangilerinin bizim için iyi ya da kabul edilebilir durumda olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Ürün içerikleri

Kullandığımız cilt bakım ürünlerinin ve kozmetiklerin içerik listesine baktığımızda adında "alcohol" kelimesi geçen bir sürü içerik görüyoruz ve bu üründe alkol varmış deyip, hepsinin sağlığımıza zarar verdiğini düşünüyoruz ya da onların önemsiz olduklarını varsayıp geçiyoruz. Dürüst olmam gerekirse, ben de zamanında gördüğüm her alkol kelimesine düşmanca bakardım; fakat içerikler hakkında bilinçlendikçe en azından belli noktalarda hatalar yaptığımı fark ettim. 
Alkol, aslında karbon atomuna (C) doğrudan bir -OH grubunun bağlı olduğu organik bileşiklerin genel adıdır. Yani; alkollü içeceklerde bulunan etanol C2H5OH da, kimyasal formülü C3H8O3 olan gliserinde birer alkoldür. Ancak, bunlardan birini belli sebeplerden hayatımızda tamamen istemezken, diğerinin (gliserin) varlığından memnuniyet duyarız. Söylemek istediğim, alkoller hayatımızın içindeler; yediğimiz meyve ve sebzelerden tutun, kullandığımız deterjanlara, sabunlara varana kadar doğal ya da doğal olmayan her şeydeler. Önemli olan, onların hangilerinin bize faydalı, hangilerinin zararlı olduğunu ayırt edebilmek. 

Ürün içerikleri

Alcohol Denat (Alkol denat, Etanol, Methanol):
Kozmetik ürünlerin içerik listelerinde sıkça gördüğümüz alkol denat, basit tanımlamayla, etil alkolün içilemeyen şeklidir. Nemlendirici, tonik ve temizleyicilerin içerik listesinde, hem de en üst sıralarda bu maddeye sıklıkla rastlarız. Alkol denat içerik listelerinde şu isimlerle de karşımıza çıkar; etanol, methanol. Bu maddeyi içeren ürünler; alkolün yapısından kaynaklı olarak çok hafif yapıda olurlar, kolay uygulanılar, cilde yumuşacık ve pürüzsüz olmuş hissi ve genellikle yapay bir ferahlık verirler. Bu durum da, alkol denat içeren ürünlerden hoşlanmamızı sağlar. Fakat, bu şahane his ne yazık ki, yanıltıcıdır! Markalar, biz bu histen hoşlandığımız için ve alkol denat nispeten ucuz bir içerik olduğu için ürünlerinde bu maddeyi kullanıyorlar. Ancak, etil alkol cilt bariyerimizi zedeleyerek, cilt yapımızı bozuyor. Şunu unutmayın, etil alkolün temas ettiği cilt kendini kolayca dış etkilerden ve hasarlardan koruyamaz. Serbest radikallere açık ve savunmasız hale gelir ve ciltte lekelenmeler, kahverengi benler artar. Cildimiz, zararlı maddelerin alt katmanlarına inmesini engelleyemez hale gelir
Yağlı ciltliler, alkol denatın ciltlerine iyi geldiğini ve sivilcelerini kuruttuğunu düşünebilir. Fakat uzun vadede, alkol bazlı ürünler ciltteki irritasyonu arttırır. İlk başta etil alkol ciltteki yağı alır fakat, bir süre sonra cildimiz "Eyvah, yağsız kaldım; daha çok yağ salgılamalıyım" mesajı aldığı için daha çok yağlanmaya başlar. Akneli ciltler için en büyük kötü etki de, sivilce yapan bakterilerin zamanla alkolün etkisi ile güçlenerek, direnç kazanıp çoğalmasıdır. 
Cyrene'den aldığım bilgiye göre; cilt bakım ürünlerinde sadece %3 oranında etil alkol kullanıldığında bile, hücre ölümlerinin %26 oranında arttığı gözlemlenmiş. Ciltte uzun süreli etil alkol kullanımında cilt hücreleri kendi kendini yok etmeye başlamış (Makalelerinin linkini buraya bırakıyorum). Bu en iyi ihtimalle erken yaşlanma ve en korkutucu sonucuyla da cilt kanseri demek!..
Dolayısıyla alkol denat (alcohol denat), kullandığımız ürünlerde kesinlikle görmek istemediğimiz bir içerik olmalı ve mümkün olduğunca uzak durmalıyız. 

Ürün içerikleri

SD Alcohol, Isopropyl Alcohol:
Denatüre edici (ürünün doğasını değiştiren) bir ajan ile etanol (etil alkol) karışımı olan SD alkol; ağızdan alındığında doğum kusurlarına yol açan geniş çapta toksik bir maddedir. Kişisel bakım ürünlerinde kullanılan SD alkol tabi ki, ağız yoluyla alımı kadar büyük etki yaratmayacaktır ancak; cildin koruyucu tabakasını yok eden, cildi nemsiz bırakan çok kurutucu ve tahriş edici bir maddedir. Bakteri, mantar ve virüslere karşı cildin savunmasız kalmasına neden olan SD alkol, propylenden yapılır. Erken yaşlanmamıza ve kahverengi benlerin artmasına neden olur. Kahverengi benlerin artışının neye sebebiyet verdiğini de hepimiz biliyoruz.

Benzyl Alcohol:
Kozmetik ürün içeriklerinde genellikle koku verici madde olarak kullanılan Benzyl alkol, kullandığımız ürünün emilimini de arttıran bir alkol çeşididir. Çözücü ve koruyucu olarak da kullanılır. Alkol denat ve SD alkol kadar zararlı olmamakla birlikte; temas halinde gözde ve ciltte alerjiye sebep olabilir. Aynı zamanda, bu maddenin cilt tahrişine ve kansere sebep olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. 

Bunlar, kozmetik ürünlerin içeriklerinde en sık karşılaştığımız ve görmek istemeyeceğimiz alkoller... En azından içerik listelerinde ilk 5 sırada olmamalarına özen göstermemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir de, sırf isminde alkol bulunduğu için günah keçisi olan, halbuki zararlı olmayan alkoller de var

Ürün içerikleri

Cetyl Alcohol: 
Sentetik yağ alkollerinden olan Cetyl alkol, genellikle bitkisel yağlardan elde edilir ancak, hayvansal olan türevleri de vardır. Hayvansal olan çeşitleri balina gibi iri gövdeli deniz memelilerinden elde edilir. Kozmetik ürünlerde kıvam verici ve emülgatör olarak kullanılır. Setil alkol, cilt tarafından çok iyi tolere edilebilen; saç bakımında düzleştirici ve saçı yağlandırmayan bir madde olarak da kullanılabilen bir yağ alkolüdür. Uzun zincirli organik alkoller sınıfına girer. Cetyl (setil) alkolün cildi nemlendirme özelliği de vardır; ayrıca krem ve losyonlara opak bir görünüm, kadifemsi bir doku verir. İçerik listesinde palmityl alcohol olarak da görebiliriz. 

Ürün içerikleri

Stearyl Alcohol: 
Nemlendirici ve kıvam arttırıcı olarak kullanılan Stearyl alkol, doğal bir yağ asidi olan stearik asitten üretilir. Bitkisel kaynaklıdır ve cilde yumuşak bir his verir. Ürün içeriklerinde cetearyl alcohol, cetylstearyl alcohol, cetostearyl alcohol olarak da okuyabiliriz.

Miristil Alcohol:
Miristik asit ve ya tetradekanik asitin indirgenmesiyle oluşan Miristil alkol, süt ürünlerinde çokça bulunan bir yağ asididir. Mistiril alkol; krem ve tıbbi merhem üretiminde, bir maddenin derinin içerisine nüfuz etmesi istenen bir durum varsa kullanılır. Daha çok tedavi amaçlı bir alkol çeşididir

Ürün içerikleri

Kullandığımız kozmetik ürünlerde bulunan alkollerden en sık karşılaştığımız çeşitler bunlar... Bu liste oldukça uzatılabilir ancak, neredeyse her cilt bakım ürününde gördüğümüz alkol çeşitlerinden bahsetmeye çalıştım. Bunların dışında kendi araştırmanızı Google, Wikipedia gibi internet platformlarından bile rahatlıkla yapabilir, ürün içerikleriyle ilgili aklınıza takılan maddeleri Skin Deep'ten araştırabilirsiniz.
Umarım bu yazı, sizlere kozmetik ürünlerinin içeriklerinde sıkça karşılaştığımız alkoller hakkında az da olsa fikir vermiştir. Bu tarz içeriklerin oldukça sıkıcı ve okunmalarının zor olduğunun farkındayım ama ilgisi olanlar için az da olsa yardımcı olabildiysem çok mutlu olurum. 


Sevgilerimle...

Make Up For Ever Lash Fibers Maskara Bazı

Merhaba...

Make Up For Ever makyajda en sevdiğim markalardan biri... Özellikle Face and Body fondötenine resmen aşıktım fakat, artık bulunamıyor. Bugün anlatacağım Make Up For Ever Lash Fibers maskara bazı da markanın başarılı bulduğum ürünlerinden...

MUFE maskara bazı

Make Up For Ever Lash Fibers maskara bazı, içerisindeki fiberler sayesinde daha hacimli ve uzun kirpikler vaadediyor. Bu baz maskaralara bir alt katman sağlayarak herkesin isteğine uygun bir hacim elde etmesine yardımcı olmayı hedefliyor. Panthenol içeriği sayesinde kirpikleri sertleştirmemeyi ve korumayı hedefliyor. 

MUFE maskara bazı

MUFE maskara bazı, beyaz renkli bir ürün... İçerisindeki fiberler oldukça ince, bu sayede kirpiklerde topak topak kalmıyorlar. Fiberleri fırçanın üzerinde gözle göremiyorsunuz. Maskara bazı beyaz renkli olmasına rağmen üzerine uygulanan maskarayı zorlamıyor; kirpikleri beyaza boyuyor fakat beyazlığı kolayca kapatılıyor. Bunun için üzerine tek kat maskara uygulamak yetiyor

MUFE maskara bazı

Make Up For Ever Lash Fibers maskara bazı kavisli kıl bir fırçaya sahip bir ürün ve kirpikleri kıvırıyor, kalınlaştırıyor ve bir miktar uzatıyor. Ben kavisli fırçanın iç tarafıyla önce kirpiklerimi belirginleştirip ardından arka kısmıyla tarıyorum. Böylece hem kalınlaşmış hem de tek tek ayrılmış kirpikler elde ediyorum. 

MUFE maskara bazı

MUFE maskara bazının en sevdiğim yanı, en başarısız maskarayı bile oldukça kaliteli bir maskara gibi gösterebilme özelliği... Hiç bir özelliği olmayan, kirpiklerimi sadece boyayan bir maskarayı nasıl bir görünüme getirdiğini fotoğraflarda görebilirsiniz. Yapısı fiberlere rağmen çok ince olduğu için üzerine gönlümce kat kat maskara uygulayıp çok yoğun kirpikler de elde edebiliyorum. Kirpiklerimde asla ağırlık yapmıyor, bir makyaj temizleme yağıyla çok kolay temizleniyor ve kirpiklerimi dökmüyor, sertleştirmiyor. Bununla birlikte maskaraların akma, dökülme gibi problemlerini önleme gibi bir özelliği yok. 

MUFE baz ile ve bazsız maskara

Make Up For Ever Lash Fibers maskara bazı, beyaz renkli bir tüpte, siyah-beyaz çok şık bulduğum bir ambalaj tasarımında satılıyor. Bu bazın tek olumsuz özelliği, zaman zaman içerisindeki ürünün fırça dibinde birikmesi, diyebilirim. Bu durum oluştuğunda bir peçeteyle o fazlalığı temizliyorum. 

MUFE maskara bazı

10 ml ürün içeren MUFE maskara bazının açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü var. Bu baz paraben, bht içermiyor. Denediğim maskara bazları içerisinde en başarılı bulduğum Make Up For Ever Lash Fibers maskara bazı diyebilirim. Siz de benim gibi maskara bazı kullanmayı seviyorsanız ya da özel günlerde takma kirpik yerine daha pratik bir alternatif arıyorsanız aklınızda olsun.
Make Up For Ever Lash Fibers maskara bazı ve tüm MUFE ürünlerini Sephora'larda bulabilirsiniz.


Sevgilerimle...

Maybelline Great Lash Maskara - Blackest Black

Merhaba...

Herkesin çok merak ettiği, benim de ne zaman instagramda paylaşsam mutlaka hakkında soru aldığım Maybelline Great Lash maskara ülkemize geldi. Ben de, uzun süredir kullandığım bu maskara ile ilgili düşüncelerimi yazmak için iyi bir zaman olduğunu düşündüm. 

Maybelline Great Lash Maskara

Maybelline Great Lash, markanın en eski maskaralarından biri... Maybelline zaman içerisinde bir çok maskarasını piyasadan çekti fakat Great Lash satılmaya devam etti. Bu maskaranın birden fazla çeşidi var, yanılmıyorsam yurtdışında renkli olanları da satılıyor. Bendeki çeşidi olan Blackest Black, sanırım ülkemize gelen çeşidiyle aynı... 

Maybelline Great Lash Maskara

Maybelline Great Lash Blackest Black maskara, kirpikleri daha kalın göstermeyi vaadediyor. Daha kıvrık, daha hacimli kirpik görünümü elde etmeyi ve bunları yaparken topaklanmamayı hedefliyor. Lens kullanıcıları için de uygun olduğu söylenen bu maskaranın fırçası yıkanabiliyor.
Benim kirpiklerim uzun, kıvrık, ortalama yoğunlukta fakat sarılar... Dolayısıyla çoğu maskarayla iyi anlaşıyorum. Beklentim genel olarak hacimli kirpikler olsa da, tek tek ayrılmış uzun kirpiklere de pek itirazım olmaz. Maskarada kıl fırçaları seven tarafta olduğumu da eklemeliyim ama plastik fırçalarla da aram kötü değildir. Açıkçası bir maskara akmıyor, kirpiklerimde ağırlık yapmıyor ve topaklanmıyorsa benden genellikle geçer not alır

Maybelline Great Lash Maskara

Maybelline Great Lash Blackest Black, küçük, kıl ve oldukça klasik bir fırçaya sahip...Rengi ismiyle müsemma olarak oldukça siyah ve kirpikleri başarıyla boyayıp belirginleştiriyor. Kirpiklerimde ağırlık yapmıyor, kat kat uygulanabiliyor. Vaadettiği gibi topaklanmıyor

Maybelline Great Lash Maskara

Great Lash maskaranın kıvamı oldukça ideal, ne ıslak ne kuru ancak, bitmeye yakın kurumaya başlayıp ambalaj ağzında topaklanma oluşturuyor. 
Maskaranın fırçasının yıkanabilir olmasını hijyen açısından, fırçayı yere düşürmediğiniz sürece, çok anlamlı bulmuyorum. Fırçaya bulaşan her şey neticede maskaraya aktarılıyor. 

Maybelline Great Lash bazlı ve bazsız (tek kat ve iki kat)

Maybelline Great Lash Blackest Black kirpiklerimi güzel tarıyor  ve mevcut durumlarını gözle görülür hale getiriyor. Fakat, benim kirpiklerimde etkisi sadece bununla sınırlı... Altına başka bir maskara ya da baz uygulamadığım sürece sadece belirginleşmiş kirpikler elde edebiliyorum. Bu açıdan günlük olarak doğallıktan yana olan ve zaten başarılı kirpiklere sahip olanlar bu maskarayı severler. Tek başına hacim ya da uzunluk sonucunu etkili şekilde verdiğini söyleyemeyeceğim. Benim kirpiklerimde akmadığı ve dökülmediği için ve fırça boyutundan dolayı alt kirpiklerde rahatça kullanabiliyorum. Temizlenmesi de oldukça kolay...

Maybelline Great Lash Maskara

Maybelline Great Lash maskara 12.5 ml ürün içeriyor ve açıldıktan sonar 6 ay kullanım ömrü var. Pembeli-yeşilli çok sevimli ambalajı sayesinde  bu kadar merak çektiğini düşünüyorum. Üç çeşit paraben ve bht içeriyor, bu koruyucu içerikler içerik listesinin orta sıralarında bulunuyor. Fiyatı oldukça uygun, ben geçen sene 3 euroya satın almıştım. Bence son derece sıradan bir maskara olan Maybelline Great Lash'ı ülkemizde A101 marketlerde bulmak mümkün...

Sevgilerimle...

Golden Rose Total Cover 2in1 Foundation&Concealer

Merhaba...

İki hafta boyunca her gün çeşitli şekillerde kullanıp hakkındaki düşüncelerimden emin olduktan sonra artık yazmaya karar verdiğim Golden Rose Total Cover 2in1 Foundation&Concealer bugün blogun konuğu...

Golden Rose Total Cover

Golden Rose Total Cover fondöten; kapatıcı ve fondöten bir arada olan bir ürün olduğu için, hem yüze hem göz altlarına uygulanabiliyor. Tam kapatıcı (full coverage) ve uzun süre kalıcı (longwear) iddiasıyla piyasaya çıkan bu fondöten; tüm cilt kusurlarını, lekelerini, göz altı morluklarını kapatacağını iddia ediyor. Yağ içermiyor ve kolayca uygulanıp ciltte ağırlık hissi oluşturmayacağını vaadediyor. E vitamini ve SPF 15 içeriyor. 

Golden Rose Total Cover

Toplam 8 rengi bulunan Golden Rose Total Cover 2in1 Foundation&Concealer'ın bendeki rengi, serinin aynı zamanda en açık rengi olan 03 Almond... En açık renk olmasına rağmen, benim gibi gerçekten beyaz tenliler için çok koyu olan 03 numara, sarı alt tonlu bir renk ve benim tenimde oldukça turuncu duruyor. 

Golden Rose Total Cover

Bu fondötenle ilgili en büyük sıkıntım rengi olduğu için, fondöteni kullanabilmek adına çeşitli Zihni Sinir yöntemleri geliştirdim. Hepsinden kısa kısa bahsedeceğim. 
Öncelikle, Golden Rose Total Cover fondöten iddia ettiği gibi, tam kapatıcı bir ürün... Çok ciddi yara izleriniz ve sivilce lekeleriniz yoksa, tüm kusurlarınızı tek başına kapatabilir. Buna rağmen yapısı oldukça ince, ciltte tabaka şekinde durmuyor fakat; benim cildim için yapısı ne yazık ki kuru. Benim gibi kuru ciltliler kullanmadan önce çok iyi nemlendiriciler kullanmalılar fakat, normalden yağlıya cilt tiplerinin bu fondötenin yapısıyla iyi anlaşabileceğini düşünüyorum. Tek başına kullanıldığında kalıcılığı da hiç fena değil... Aslına bakarsanız, Total Cover fondöten bu açılardan vaadlerinin büyük kısmını gerçekleştiriyor. 

Golden Rose Total Cover

Benim çok kuru cildimdeyse, yapısından dolayı mimik çizgilerime doluyor; özellikle burun kenarlarımda ve dudak çevremde pul pul bir görüntü oluşturabiliyor. Göz altı kapatıcısı olarak ise, ince yapısı sayesinde çok kolay uygulanıyor fakat, bence sabitlenmesi gerekiyor. Bu durum da, o kuru görüntüyü pekiştiriyor. En kolay uygulamayı nemli bir süngerle yaparken, sık kıllı fondöten fırçalarıyla da başarılı sonuç elde ettiğimi söylemeliyim. Fondöteni yaymak gerçekten kolay ve içeriğindeki silikondan dolayı kuru yapısına rağmen beni hiç uğraştırmıyor. 

Golden Rose Total Cover

Golden Rose Total Cover fondöteni ben, fondötenin rengini kendi ten rengime ve alt tonuma yaklaştırabilmek için, çeşitli bazlarla karıştırarak kullandım. Bu fondöten çoğu bazla iyi anlaşıyor, bazlarla karıştırıldığında ayrışmıyor, yapısı tamamen değişmiyor. Bu açıdan Golden Rose bence iyi iş çıkarmış. Bu fondöteni Missha lila kapatıcıyla, Nyx mavi bazla, Becca lila bazla, Chanel aydınlatıcı bazla ve Becca opal aydınlatıcıyla karıştırarak farklı günlerde kullandım. 

Golden Rose Total Cover

Kendi ten rengim için genellikle 1 pompa fondötene karşılık 3 pompa baz/aydınlatıcı kullanmak yeterli geldi. Bu oranla da fondöten cildime koyu kaldı fakat, idare edebildim. 
Golden Rose Total Cover Fondöten yapısını en iyi Nyx mavi bazla korurken, Missha lila kapatıcıyla karıştırdığımda çok daha sağlıklı bir bitişe sahip oldu. Le Blanc de Chanel ile cildimi daha da kuru gösterdi çünkü, Chanel'in bu aydınlatıcı bazı pudralı. Becca opal aydınlatıcı ile hiç fena olmazken, Becca lila bazla tüm özelliğini kaybetti. Dolayısıyla bence, Total Cover bir miktar ve kremsi yapılı bazlarla çok iyi anlaşırken, süt kıvamında akışkan bazlarla da güzel bütünleşse bile kapatıcılığını ve kalıcılığını yitirebiliyor

Golden Rose Total Cover

Golden Rose Total Cover 2in1 Foundation&Concealer cilde gayet güzel sabitleniyor ve en beğendiğim özelliklerinden biri telefon ekranına neredeyse hiç bulaşmıyor olması. Başka bir ürünle karıştırıldığında bu özelliğini yitirdiğini söylememde yarar var. 
Golden Rose Total Cover fondöten 30ml ve 6.5 ml olarak iki boyda satılıyor. Bendeki 6.5 ml olan küçük boyu... Golden Rose'u ürünlerin küçük boylarını da piyasaya çıkarttığı için tebrik etmek lazım; bu sayede küçük boyları alıp deneme şansımız oluyor. Şahsen, ben büyük boyunu cesaret edip satın alamazdım, yerli markalarda ne yazık ki, sürekli renk sorunu yaşıyorum. 

Golden Rose Total Cover

Fondötenin pompalı ambalajı şeffaf ve ürün azaldıkça alttaki piston yukarı itiliyor. Büyük boyu da umarım böyledir, çünkü pistonlu ambalajlarda ürün ziyanlığı olmuyor. 
Açıldıktan sonra 18 ay kullanım ömrü olan Total Cover fondöten, yukarıda da belirttiğim gibi silikonlu bir ürün ve iddia ettiği gibi yarı mat bir bitişe sahip... Eğer gün içerisinde parlama problemi yaşıyorsanız belki, bir-iki kez bu duruma müdahale etmeniz gerekebilir. Bu fondötenin parlamayı engelleme vaadi yok. Golden Rose Total Cover fondötenin paraben ve bht içermediğini de eklemeliyim. 

Golden Rose Total Cover

Golden Rose Total Cover 2in1 Foundation&Concealer ve tüm Golden Rose ürünlerini markanın mağaza ve kiokslarından, online satış sitesinden ve Golden Rose standı bulunan çeşitli kozmetik marketlerden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle... 

Nyx Professional Makeup Born To Glow Liquid Illuminator

Merhaba...

Çok kuru ciltli olmamın da etkisi sayesinde makyajımda likit ürünler kullanmayı toz ürünlerden daha çok seviyorum. Likit ürünler bende çok daha kalıcı olmakla birlikte, çok daha doğal duruyorlar. Bugün anlatacağım Nyx Professional Makeup Born To Glow Liquid Illuminator da en sevdiğim likit aydınlatıcılarımdan biri...

Nyx Born To Glow sunbeam

Nyx Born To Glow Liquid Illuminator, Nyx online sitesinde lüks ve hafif dokulu likit illuminator olarak tanımlanıyor. Elmacık kemiklerine, burun kemerine, dudak üstüne, kısacası yüzün ışık alması gereken yüksek noktalarına uygulanması öneriliyor ve ışıl ışıl bir cilt makyajı vaadediyor. 

Nyx Born To Glow sunbeam

Nyx Born To Glow likit aydınlatıcının dört farklı rengi var. Bendeki rengi Sunbeam... Çok açık pembe renkli bir aydınlatıcı olan Sunbeam gerçekten de incenik yapılı bir ürün... Az miktarı benim için yeterli oluyor ve vaadettiği ışıl ışıl ten makyajını elde edebiliyorum. Beyaz tenlilere çok uygun olan rengi, dağıtıldığında bence çok zarif duruyor. 

Nyx Born To Glow sunbeam

Sunbeam'in yapısı gerçekten incecik olduğu ve cildimde çok kolay dağıtılabildiği için katman katman durmuyor. Cildimle birleşip çok hoş bir parlaklık veriyor. Bu ürün çok ince simler içerdiği için, ben gece makyajlarımda tercih ediyorum. Günlük olarak abartılı buluyorum. İçerisindeki simler oldukça ince  ve bulundukları yerde kalıyorlar. Gün içerisinde dökülmüyorlar ya da yerlerinden oynamıyorlar. Bu aydınlatıcıda en sevdiğim özelliğin bu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 

Nyx Born To Glow sunbeam

Nyx Born To Glow Liquid Illuminator Sunbeam, uygulandıktan bir süre sonra sabitleniyor ve sonrasında ben bir temizleyiciyle çıkarana kadar yerinden kıpırdamıyor, parlaklığını yitirmiyor. Işıltısı benim için oldukça yeterli ancak, üzerine toz bir aydınlatıcı uygulayarak size bakanları kör edebilirsiniz. Ürünü en çok süngerle dağıtmayı sevsem de, Sigma F40 gibi tapered blending bir fırçayla ve ya parmaklarımla uyguladığımda da başarılı sonuçlar elde edebiliyorum. 


Likit aydınlatıcıları kullanmayı en sevdiğim yöntemlerden biri, onları ten ürünlerimle karıştırmak ya da baz olarak fondötenimin altına uygulamak... Çok kuru ciltli olduğum için, bu yöntem cildimdeki matlığı şahane bir şekilde toparlıyor. Nyx Sunbeam'i fondötenlerimin altına baz olarak kullandığımda da alttan verdiği parlaklık gece makyajlarına bence çok yakışıyor
Nyx Born To Glow Liquid Illuminator Sunbeam'i en çok elmacık kemiklerimin üzerine uygulayarak kullanıyorum. İçindeki minik simlerden dolayı burun üzerinde pek tercih etmiyorum. Bu şekilde hem zarif hem iddialı durduğunu düşünüyorum.

Nyx Born To Glow sunbeam

18 ml, plastik tüp bir ambalajda satılan Nyx Born To Glow Liquid Illuminator, açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrüne sahip... Ürünün gramajı az gibi görünse de, bence oldukça bereketli çünkü az miktarı uygulama yapmak için yeterli geliyor. Dört çeşit paraben içeren bu ürünün ambalajı tam bir kullanıcı dostu diyebilirim. Tüpün ağzı incecik ve ürün miktarını rahatlıkla ayarlayabiliyoruz. Çevirmeli kapağı oldukça sıkı kapanıyor ve bu aydınlatıcıyı her seyahatimde yanımda götürebiliyorum. Tatillerde kullanmayı en sevdiğim aydınlatıcılardan olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 

Nyx Born To Glow sunbeam

Nyx Born To Glow Liquid Illuminator ve tüm Nyx ürünlerini, Nyx mağazalarından ve online alışveriş sitesinden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Bitirdiklerim Aralık 2017 - Ocak 2018 / 2

Merhaba...

Dün ilkini yazdığım bitenler yazımın ikinci bölümünü de yazıp Nisan başına kadar bitenler yazılarıma ara vermeyi planlıyorum. İlk bölümü okumadıysanız buraya tıklayabilirsiniz. 


Bitirdiklerim

Aile fotoğrafı yukarıdaki gibi olan iki aylık bitirdiklerime kaldığım yerden devam ediyorum. Her zamanki gibi, ürünlerden kısa kısa bahsedip blog yazısını yazdıklarımın linklerini ekleyeceğim. O zaman başlayabiliriz, keyifli okumalar dilerim.


Bitirdiklerim

The Body Shop Camomile Makyaj Temizleme Yağı: Bu yağın sıvı versiyonunu hala daha çok seviyorum. Fakat katı olanı da makyajı gayet güzel çıkartıyor ve yeni formülü de benimkinden kesinlikle daha iyi. Yazısını buradan okuyabilirsiniz. 

Clinique Pep-Start Exfoliating Cleanser: Bu temizleyici içerisinde minik peeling tanecikleri içeriyor. Haftada iki kez kullanıyorum ve memnunum. Elimde bir tüp daha var, o da bitince yazısını yazacağım. 

Sephora Çift Bazlı Göz Makyaj Temizleyicisi: Yazısını burada yazdığım bu temizleyici, bence kendi klasmanında piyasadaki en iyilerden biri... Bu seyahat boylar da gerçekten çok işe yarıyor. Ben bir haftasonu seyahatimde kullanmıştım. Başak'cığımın tatlış hediye paketlerinden birinde çıkmıştı. 

Bioderma Hydrabio Misel Su: Pembe spreyli şişede olan bu misel suyu Zeynuş'um denemem için vermişti. Açıkçası bu versiyonu Sensibio'dan daha çok sevdim. Elimdeki misel suları bitirdiğimde ve yine misel su almak istersem bunu alacağım. 


Bitirdiklerim

Diadermine Misel Su: İçeriği oldukça güzel ama etkisini zayıf bulduğum bu misel suyla ilgili tüm düşüncelerimi burada yazmıştım. 

Moshos Garden Yüz Temizleme Jeli: Bu temizleme jeli gerçekten şahane! İçeriği tertemiz, organik, cildimi kurutmadan çok güzel temizledi. Yazısını burada yazmıştım. 

Golden Rose Misel Su: Bu misel suyu da başarılı buldum. Yazısını daha yeni burada yazdım. 


Bitirdiklerim

Clinique DDML+ : Yazısını burada okuyabileceğiniz bu ürünü senelerdir kış mevsiminde günlük nemlendirici olarak kullanıyorum. Kışın cildime en iyi gelen nemlendirici kesinlikle bu fakat, içeriğinden dolayı daha iyi içerikli ürünlere geçmeye çalışıyorum. Olmazsa yine buna döneceğim. 

Biome Boost: Bitti gönlümün efendisi!.. Bu zamana kadar kullandığım en iyi serum bu, tartışmasız! Dibine kadar sıyırdım ve bittiği için hala yastayım. Aşırı pahalı olmasa çoktan yenisini satın almıştım. Fakat, elimdeki serumlar bittiğinde yine buna döneceğim çünkü o fiyatı hak ediyor. Yazısı burada... 

Shiseido Sun Protect Eye Cream: Spf 25 içeren bu göz kremini çok beğeniyorum. Yaz başlangıcında tekrar satın alacağım. Yazısı burada


Bitirdiklerim

Moshos Garden Amber&Rose Kil Maskesi: Hala en sevdiğim kil maskesi bu... Fakat, bir daha büyük boyunu almayacağım. Bu 300 grlık kavonozu tamamen bitiremedim ve organik içerikli olduğu için de bir kısmı bozuldu. Küçük boylarını satın almanızı tavsiye ederim, onları ben bozulmadan tamamen bitirebiliyorum. Kuru ve hassas ciltler için en güzel kil maskelerinden biri... Yazısını burada yazmıştım. 

Peter Thomas Roth Pumpkin Enzyme Mask: En sevdiğim maskelerden birisi, bu balkabaklı maske! PTR'nin en iyi maskesi olduğunu düşünüyorum. Benim acil durum cilt kurtarma maskem, diyebilirim. Peeling, bakım, antiageing etkilerini kısa zamanda görebiliyorum. Yeniden almam gerek. Yazısı burada... 

Origins Maskeler (Tester): Biri nem maskesi biri de kömür maskesiydi. İkisini de fotoğraftaki tester kutularında Başak'cığım göndermişti. İki maskeyi de çok beğendim. Özellikle nem maskesi harikaydı. Cildimde hiç bir soruna da yol açmadılar aksine ikisini ard arda kullandığımda cildim tertemiz, yumuşacık ve nemli oldu. 


Bitirdiklerim

Match İpek Yüz Maskesi: Hassas ciltlere uygun bu maske açıkçası beni pek etkilemedi. Cildimde bir hassasiyet oluşturmadı fakat, verdiği nem benim aşırı kuru cildim için beklediğim gibi olmadı. 

Missha Pure Source Cell Sheet Mask - Honey: Zeynuş bu maskeyi bana hediye ederek iyi mi yaptı kötü mü bilemiyorum. Burayı bir süredir okuyorsanız bal kokan her şeye karşı bağımlılığımı biliyorsunuzdur. Bu maskeyi adeta yüzümden çıkartamadım çünkü o kadar güzel bal kokuyor ki! Verdiği nem şahane, kokusu şahane, sabah kalktığımda cildimdeki parlaklık (kokusundan dolayı bende oluşan mutluluktan da olabilir) şahane... Elimdeki kağıt maskeleri birer ikişer kullanıp hayatıma yüzümde bu maskeyle dolaşarak devam etmeyi planlıyorum. 

Rival de Loop Göz Altı Maskesi: Rossmann'larda satılan bu maskeler bence acil durumlarda yorgun göz altlarını toparlamak için işe yarıyorlar. Sürekli elimin altında bulunduruyorum. Bu konuda favorim Shiseido maskeler fakat aşırı pahalılar... Rival de Loop uygun fiyatlı ve bence hiç de fena değil. Yazısını buradan okuyabilirsiniz. 

Fruit Coctail Mask: Bu maskeyi Eve Shop'tan almıştım. Bana yeterli gelmedi, verdiği nem kısa sürdü. 

SkinLovers Acenrado Pure Essence Mask: Bu maskenin yazısını burada yazdım, başka bir versiyonunu çok beğenmiştim ama bu maske cildimi kıpkırmızı yaptı. 


Bitirdiklerim

The Body Shop Vanilla Chai Body Butter: Bu body butter iki senedir yılbaşı koleksiyonunda çıkıyor. Mis gibi vanilyalı tarçınlı muhallebi kokuyor ve nem vermesi de cildiniz aşırı kuru değilse gayet güzel. Yazısını buradan okuyabilirsiniz. 

Tony Molly Panda Göz Altı Stik: Kullandığım ürünler hakkında olumlu ya da olumsuz aşırı abartılı yorumlar yapmayı sevmiyorum fakat, bu ürün hayatımda kullandığım en başarısız bulduğum ürünlerden biriydi. Bir hafta geçmeden tüm etkisini yitirdi, bir süre sonra hamurlaştı, bir garip oldu. Kullanamadan atıyorum. 

Clinique Sculptwear Serum: Bu serumdan daha önce de bir kaç seyahat boy kullanmıştım. Bu kullanımımda da verdiği nemi ve etkisini sevdim. Fakat, tam boyunu kullanmadığım için uzun vadeli etkilerini yorumlayamıyorum. 

Bioderma Matricium: Bu minnoşun içinde harikalar gizli, diyebilirim. Zeynuş'um denemem için vermişti. Cildimde egzama başladığı zaman kullandım ve bir gecede egzamamı toparladı. Bir tüpü 4 kez kullanabildim. Sanırım ben de bir kutu alacağım. 

Jolse Ballı Nemlendirici: Başak'cığımın merakımı gidermem için gönderdiği bu nemlendirici, onun da dediği gibi çok alkollüydü ve bal yerine alkol kokuyordu. Ne yazık ki hayal kırıklığı oldu. 

İki aylık bitenler yazılarımı okuduysanız çok teşekkür ederim. İçlerinde ortak kullandıklarımız ve aynı fikirde olduklarımız umarım ki vardır.

Sevgilerimle...