Caudalie Beauty Elixir

Merhaba...

Caudalie Beauty Elixir, benim senelerdir kullandığım; bazılarının çok sevdiği, bazılarının etkisiz olduğunu düşündüğü ve bazılarının da hiç beğenmediği bir yüz misti... Bugün, hazır elimdeki seyahat boy şişesi de bitmişken, hakkındaki düşüncelerimi yazmanın da tam zamanı olduğunu düşünüyorum. 

Caudalie güzellik iksiri

Seneler evvel, Fransa'da Seine Nehri kenarındaki sahaflardan birinde, bir iksir kitabı bulunmuş. Bu kitapta, 16. yy'da yaşamış Macaristan Kraliçesi Elizabeth'in gençlik iksirinin formülü de varmış. Hatta bir rivayete göre; Kraliçe Elizabeth bu güzellik iksiri sayesinde, kendisinden 35 yaş küçük olan Polonya Kralı'nın kalbini çalmayı başarmış. Caudalie; Beauty Elixir'i tasarlarken işte bu formülden esinlenmiş
Caudalie Güzellik İksiri; cildin yumuşamasına, ışıldamasına ve gözeneklerin sıkılaşmasına yardımcı olmayı vaadediyor. Cildi nemlendirip canlılık kazandırmayı hedefliyor. İçerisinde bitkisel yağlar olduğu için, kullanmadan önce çalkalamak gerekiyor. Nemlendiriciden önce, gözlerimizi kapayıp ürünü yüzümüze sıkmamız öneriliyor. Ardından cilt bakım rutinimize devam ediyoruz. Ürünü istenilen sıklıkta tazelememiz de mümkün...

Caudalie Güzellik iksiri

Caudalie Beauty Elixir'in makyaj sabitleyici olarak kullanılabileceği de söylense de, şişesinin üzerinde böyle bir ibarenin yazmadığını söylemeliyim; fakat makyaj üzerine sıkınca da makyajı bozmadığı gibi, oldukça güzel gösterip hafif bir blur etkisi verdiğini gözlemliyorum. Makyajın ömrünü uzattığınıysa düşünmüyorum. Ben, önerildiği gibi; yüzümü temizledikten sonra, nemlendiricimi uygulamadan önce tonik olarak yüzüme sıkıyorum. Cildimi, suyun verdiği gerginlik sonrası muazzam rahatlatıyor. Bu ürünün, benim için herhangi bir termal sudan farkı; cildime verdiği nemin bir süre devam etmesi ve çok kuru cildimi tek başına bir saat kadar rahatlatması... Bu sayede, sadece Caudalie Beauty Elixir'i sıkıp, acil işlerimi halledebiliyorum ya da duş sonrası nemlendirici faslına geçmeden evvel saçlarımı tarayıp kurutabiliyorum. Yani, nemlendirici öncesinde bana zaman kazandırıyor. Açıkçası; cildime güzel bir aydınlık verdiğini gözlemlemekle birlikte, gözenekler üzerinde kalıcı bir iyileştirme sağladığını gözlemlemedim. 


Caudalie güzellik iksiri

Caudalie Güzellik İksiri'ni en çok yazın plajda kullanmayı seviyorum. Deniz suyundan iyice gerilen cildime gerçekten iyi geliyor ve spreyli olması sebebiyle hijyenik ve pratik kullanımı sayesinde, nem takviyesi olarak sürekli yanımda taşıyabiliyorum. Üzerine güneş koruyucumu sürdüğümde de, bir sorun yaşamıyorum.
Caudalie Beauty Elixir; oldukça şık, buzlu cam bir şişede 30ml ve 100ml olmak üzere iki boyda satılıyor. Ben, bu ürünü daha çok yazın kullandığımdan, taşıma kolaylığı açısından genellikle seyahat boyunu satın alıyorum. Bu sene, 20. yılı sebebiyle Caudalie bu ürünü gold şişe tasarımıyla limitli olarak da satışa sunmuş. Şeffaf bir yapısı olan Caudalie Güzellik İksiri'nin üzerindeki yağ tabakasını da rahatlıkla görebiliyorsunuz. Açıldıktan sonra 15 ay kullanım ömrü var.


Caudalie güzellik iksiri

İçeriğinde bahçe nanesi, turunç, biberiye, gliserin ve nane yağı bulunan Caudalie Beauty Elixir; paraben, mineral yağ ve hayvansal içerik içermiyor. İçeriğindeki parfüm ve alkol (üzümden) tamamen (%100)  bitkisel kökenliler ve cildimize zarar verecek içerikler değiller. Ürünle ilgili bazı yorumlarda, Beauty Elixir'in aşırı alkollü olduğu gibi yorumlar yapılmış. Cildimize zarar veren alkol, "alcohol denat" dediğimiz, etil alkolün kimyasal olarak farklılaştırılmış şeklidir ve yapaydır. Bu üründeki alkolün %100 bitkisel kaynaklı olduğu şişe üzerinde de belirtilmiş ve benim aşırı hassas cildimde bile bir irritasyona sebep olmadı. Caudalie içeriklerinde de, alkol denat kullanmıyor. Yakında ürün içeriklerindeki alkollerle ilgili ayrıntılı bir yazı yazacağım ama her gördüğümüz alkol çeşidi kötü değildir. Salata ve yemeklerimize kattığımız sirkenin de üzümün bir çeşit alkolleşmiş şekli olduğunu; sağlığımız için tükettiğimiz çoğu sebze-meyvede de alkol bulunduğunu hatırlatmak isterim. Cilt bakımı ve kozmetik bloggerlarının ürün içerikleriyle ilgili, okuyucularını yanıltmamak adına en azından ortalama bilgiye sahip olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Caudalie güzellik iksiri

Caudalie Beauty Elixir'in eleştireceğim tek yanı, kesinlikle kokusu... Bana kalırsa, oldukça ağır, içeriğindeki naneden kaynaklanan yoğun bir kokusu var. Koku hassasiyeti olanları rahatsız edebilir ancak, bitkisel kaynaklı bir koku olduğundan uçucu ve sıktıktan hemen sonra hissetmiyorsunuz. Bunun yanı sıra; cilt bakımınızda termal sular size yeterli geliyorsa, bu ürün olmazsa olmaz da değil. Ben, kışın hiç aramıyorum ama yaz geldiğinde, özellikle tatil çantamda yokluğunu hissediyorum ve severek kullanıyorum. Normal ve kuru ciltlerin sevebileceğini ancak, yağlı ciltlerin (içeriğindeki yağdan dolayı) denemeden almamaları gerektiğini düşünüyorum.
Caudalie Beauty Elixir ve tüm Caudalie ürünlerini eczanelerden ve online dermokozmetik satış sitelerinden bulabilirsiniz. 


Sevgilerimle...

Dior Diorshow Black Out Waterproof Maskara

Merhaba...

Bugün size, Dior Diorshow Black Out Waterproof maskarayı alma hikayemden ve bu maskarayla ilgili düşüncelerimden bahsedeceğim. 

Dior Diorshow Black Out

Bugüne kadar kullandığım maskaralar içinde, tartışmasız en sevdiğim Dior Diorshow klasik maskaradır. İki sene evvel, gelin makyajım için koştururken, o sırada yurtdışında olan eşimden bana klasik Diorshow'u getirmesini istemiştim. Hem kına hem nikah hem de düğünümde kullanmayı istediğim tek maskaraydı. O da, üstelik o zamanki döviz kuruyla ülkemizdekinden çok daha uygun fiyata bana Diorshow'u alıp getirdi. Fakat, kına gecemde, gelin makyajım için özel olarak araştırıp titizlikle topladığımız makyaj malzemelerim çalındı ve nikahımda arkadaşlarımın çantasında ne bulabildiysek onlarla makyajımı yapmak zorunda kaldık. Bir hafta sonra düğünüm vardı ve çalınan tüm malzemelerimi tekrar toplamak zorunda kaldık. Bir kısmını yeniden satın aldım, bir kısmını da makyöz arkadaşımın koleksiyonundan tamamladık.
Gözlerim her şeyden nem kaptığı için, tabi ki, maskaramı yeni satın almak zorunda kaldım. Fakat, ne kadar arasak da, klasik Diorshow'u koca İstanbul'da bulamadık. Ben de, Sevil Parfümeri'deki satış danışmanının tavsiyesi ile Dior Diorshow Black Out maskarayı satın aldım; ağlarım bir aksilik olur diye de su geçirmez versiyonunu tercih ettim. 


Dior Diorshow Black Out

Dior Diorshow Black Out maskara; "yoğun siyahlık ile baştan çıkartan gözlerinizi ve ölümcül bakışlarınızı gururla sergileyin" sloganıyla satışa çıkmıştı. İçeriğindeki yoğun siyah pudra tozu ile, takma kirpik etkisi vaadediyor. Kirpiklere yoğun hacim ve dramatik görüntü vermeyi hedefliyor. Mısır hiyerogliflerinin yüzyıllarca silinmeden kalmasını sağlayan maddeye çok benzeyen bir çeşit arap sakızı sayesinde olağanüstü kalıcılık vereceğini iddia ediyor.
Maskaranın oldukça büyük sayılabilecek, uca doğru hafif daralan, klasik kıl bir fırçası var. Ben fırçasını ilk gördüğümde klasik Diorshow'a oldukça benzetmiştim ve dolayısıyla da bu maskarayı da seveceğimi düşünmüştüm. Fırçası kirpikleri gayet güzel kavrıyor, büyüklüğünden dolayı iç kısımlara ulaşmak biraz dertli olabiliyor ancak, fırçaya alışınca sorun yaşamıyorsunuz. Ben en iyi sonucu, kirpiklerimi yukarı doğru, fırçayı pek oynatmadan tarayarak aldım. 
Diorshow Black Out maskara, gerçekten simsiyah! O kadar güçlü ve yoğun bir siyahlığı var ki, sadece o görüntüsüyle bile takma kirpik kullanmışsınız gibi bir izlenim veriyor. Kirpikleri kıvırıyor ve vaadettiği yoğun hacmi veriyor.

Dior Diorshow Black Out

Benim kirpiklerim uzun, kıvrık ve ortalama yoğunlukta fakat sarılar... Aslında en büyük derdim, maskarasızken görünmemeleri! Dolayısıyla çoğu maskarayla anlaşsam da, hacim verenler hep favorim oluyor. Diorshow Black Out maskara sahip olduğu özellikleriyle, bana hitap edecekmiş gibi görünse de, malesef ben bu maskarayla hiç anlaşamadım. Aşırı yoğun hacim verme özelliği, bu kez kirpiklerimde istemediğim bir kalınlaşma sağlayarak, kirpiklerimi birbirine yapıştırdı. Bu maskara içerisindeki pudra sayesinde kirpikleri gerçekten kalınlaştırıyor fakat, benimkiler gibi zaten biraz yoğun kirpikleriniz varsa, bu sefer tüm kirpikleriniz halaya durabiliyor. Özellikle ilk kattan sonrası gerçekten bende kötü bir görünüm oluşturuyor. Fakat, seyrek kirpik yapısına sahip olanların rüya maskarası olabilir; internet araştırmamda çok fazla seveni olduğunu okudum. Düz ve seyrek kirpikleriniz varsa, çok memnun kalma ihtimaliniz yüksek... 


Dior Diorshow Black Out

Dior Diorshow Black Out Waterproof maskara, markanın vaadettiği "olağanüstü kalıcılık" iddiasını da sonuna kadar gerçekleştiriyor. Kirpikleriniz asla düşmüyor ve maskara akmıyor, dökülmüyor, bulaşmıyor; ne yapsanız yerinden kıpırdamıyor. Fakat, çıkarmasının gerçekten eziyet olduğunu belirtmeliyim ki, Dior'un denediğim tüm su geçirmez maskaraları böyle. Benefit They're Real bence bunun yanında çok kolay temizleniyor. Dior su geçirmez maskaralar gerçekten su geçirmiyor; mutlaka yağ bazlı bir temizleyici kullanmanız, temizlerken mesai harcamanız ve çok hassas olmanız gerekiyor. Dolayısıyla, özellikle su geçirmez versiyonunu özel günler için kullanmanızı öneririm, günlük kullanımda kirpiklerinizi çok yorabilir. Zaten, Black Out maskarayı, içindeki pudradan dolayı kirpiklerinizde hissediyorsunuz, hafif bir ürün de değil. Ayrıca, bence üzerine takma kirpik takmaya da uygun değil; zaten iki katta takma kirpik etkisini gerçekten alabilirsiniz, hem de bu maskaranın üzerine bir de kirpik takarsanız göz kapaklarınızı tüm gün nasıl taşırsınız, bilemiyorum. En azından, benim hissettiğim bu!.. 


Siyah, oldukça şık, Dior kabartmalı ambalajında satılan Diorshow Black Out maskara 10 ml ürün içeriyor. Açıldıktan sonra 6 ay kullanım ömrü var. Bu arada, beş çeşit paraben içeriyor (içerik listesini internetten buldum, kutusunu atmışım). Aldığımdan beri, gelin makyajım dahil hiç kullanamadığım bu maskarayla, yazımın ardından vedalaşacağım. İtiraf etmeliyim ki, verdiğim paraya kıyamadığımdan bunca zaman sakladım. Bugüne dek, bu yazı için çektiğim fotoğraf dahil, üç kez ancak kullanmışımdır. Yine de, dediğim gibi kirpik yapınız uyarsa ve parabenleri de dert etmezseniz, sizin için şahane bir maskara olabilir. 

Dior Diorshow Black Out

Dior Diorshow Black Out Waterproof maskarayı ve tüm Dior ürünlerini Sephora, Sevil, Boyner gibi mağazalardan bulabilirsiniz. 

Sevgilerimle...

Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care (Soğuğa Karşı Onarıcı El Kremi)

Merhaba...

Kuru ciltli biri olarak ellerimle de derdim büyük... Özellikle kış gelip havalar iyice soğuduğunda ellerimde egzamalar, çatlaklar ve özellikle parmak aralarımdan itibaren yol yol yaralar oluşmaya başlar. Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care, soğuğa karşı onarıcı el kremi benim bu dertlerime büyük ölçüde deva olan bir ürün ve artık blogda yazmamın da zamanı geldi, diye düşünüyorum.

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi

Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care, organik arnika içeriyor. Altın çiçek diye bilinen arnika, yara iyileştirici özelliği ile tanınan bir bitki... Deriyi dış hasar oluştuğunda rahatlatıyor ve iyileştiriyor. Bu el kremi, elleri soğuğa karşı korumayı, yatıştırmayı, yıpranmış bölgeleri onarmayı hedefliyor. Cildi beslemek de vaadleri arasında bulunuyor.
Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care, soğuğa karşı onarıcı el kremini bundan iki sene evvel, evlilik hazırlıklarım sırasında keşfettim. İşten çıkıp gece geç saatlere kadar yeni evi temizlediğim için, ellerim her zamankinden daha perişan bir hale gelmişti. Yves Rocher satış danışmanı sürekli soğuk suyla uğraştığım ve ellerim çatlaklarla, yaralarla dolu olduğu için bana bu el kremini önermişti. Aralık başındaki düğünümüzde gerçekten sorunsuz, pürüzsüz ve güzel ellerim olmasını bu kreme borçluyum, desem, abartmış olmam.

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi

Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care; gerçekten oldukça katı kıvamda, hafif bitkisel kokulu, beyaz renkli bir el kremi... Yapısı asla akışkan değil, adeta katı bir yağ gibi... Dolayısıyla az miktarı iki elime de yetiyor. Yapısının katılığına rağmen, el üzerinde çok kolay dağılıyor, çok hızlı emiliyor ve şaşırtıcı bir şekilde yağlı bir his bırakmıyor. Yine, katı yapısından beklenmeyecek bir şekilde cilt üzerinde ağırlık yapmıyor, bir katman oluşturmuyor; uyguladıktan hemen sonra varlığını unutup çalışmaya devam edebiliyorum

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi, çatlamış ve yara olmuş ellerimi hızlı bir şekilde onarıyor. Cildimi rahatlatıyor ve çatlaklardan dolayı oluşan gerginlik ve acıyı sakinleştiriyor. Bittikçe satın aldığım ve kışın yanımdan ayırmadığım bu el kremini düzenli kullandığımda ellerimde kuruluk ve buna bağlı hiç bir semptom yaşamıyorum. Ellerimin en çok zorlandığı kış aylarında sağlıklı ve güzel görünmesini sağlıyor. Etkisini hızlı kaybetmediği için, sürekli tazelemek zorunda da hissetmiyorum.

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi

Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care, kışın evden çıkmadan önce ve temizlik yapacağım zamanlarda kullandığım bir ürün, tırnak etlerim dahil olmak üzere tüm elime uyguluyorum. 
Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi; gliserin, shea yağı, üzüm çekirdeği yağı, hindistan cevizi yağı, susam yağı ve arnika (altın çiçek) içeriyor. İçerik listesinin ortalarında silikon, sonlarında parfüm var. Paraben içermiyor

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi

50 ml plastik bir tüpte satılan Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care, yarı şeffaf ambalajıyla kalan ürün miktarını kontrol etmemize fırsat tanıyor. Tüpün kapağı sıkı kapanıyor ve ürünü kontrollü almak da oldukça kolay... Açıldıktan sonra 12 ay kullanım ömrü var. 

Yves Rocher soğuğa karşı onarıcı el kremi

Yves Rocher Beaute Des Mains Hand Beauty Care, soğuğa karşı onarıcı el kremi ve tüm Yves Rocher ürünlerini Yves Rocher mağazalarından ve online satış sitesinden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle... 

Nyx Cosmic Metals Far Paleti

Merhaba...

Bir önceki yazımda bahsettiğim Nyx Lid Lingerie (yazısını buradan okuyabilirsiniz) far paletinden sonra, bugün de o paletle olan uyumunu çok sevdiğim ve mat paletle adeta birbirlerini tamamladıklarını düşündüğüm Nyx Cosmic Metals far paletinden bahsetmek istiyorum. 

Nyx Cosmic Metals

Nyx Cosmic Metals far paleti, altı adet metalik fardan oluşuyor. Paletin renkleri bence hem gündüz hem gece makyajlarına çok yakışıyor. Farların yapıları yumuşacık ve ortadan yükseğe doğru pigmentliler... Yumuşak yapılarından dolayı bir miktar tozutuyorlar fakat, uygularken ve uyguladıktan sonra göz altlarıma dökülme yapmıyorlar. Bu, metalik farlarda benim için önemli bir özellik... Çok kolay uygulanıp dağıtılabiliyorlar.

Nyx Cosmic Metals

Nyx Cosmic Metals far paletinin en sevdiğim özelliği, farları swatchlarken gördüğüm metalik etkiyi, aynı şekilde göz kapaklarımda da görebilmem... Günlük olarak tek kat uygulama yapmak, benim için yeterli oluyor ve özellikle bazı renkler günlük makyajlarda çok zarif duruyor. Ben bazsız makyaj yapmıyorum ancak, bazla tüm bir mesai gününü çıkarıyorlar, göz kapağımda çizgilenmiyorlar ve renkleri solmuyor.

Nyx Cosmic Metals

Cosmic Metals far paletinin üstten ilk rengi, aynı zamanda paletin en sevdiğim ve en sık kullandığım rengi... Şahane bir rose-gold olan bu far, günlük makyajlarımda çok zarif ve alımlı duruyor. 
Paletin üstten ikinci rengi; panda oldukça çiğ bir renk gibi dursa da, aslında çok güzel ve net bir bakır... Paletin en sık kullandığım ikinci rengi de, kesinlikle bu far...
Nyx Cosmic Metals far paletinin üstten üçüncü rengi ise, çok şık bir leylak... Bu tonları makyajımda pek sık tercih etmezken, bu farla birlikte kullanım sıklığım bayaca değişti. Bu rengin oldukça pastel bir tonu olduğundan göz kapağında çok güzel duruyor. 

Nyx Cosmic Metals

Paletin alttan ilk rengi olan somon renkli metalik far, benim gibi aydınlık makyaj sevenler için sıkça kullanılacak bir tona sahip... Ancak, ben bu rengin tek başına biraz çiğ durduğunu düşünüyorum. Paletteki dört rengi, iki far kullanılarak yapılabilecek makyajlar için kullanışlı bulurken (göz kapağının katlanma bölgesi için bir far ve göz kapağına uygulanacak bir farla yapılan makyajlar); iki rengin ise yanlarına mutlaka bir üçüncü ve nispeten koyu renk bir fara ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. Bu somon rengi metalik far da, benim için, yanına mutlaka gözün dış köşelerine derinlik katacak koyu bir renk istiyor.

Nyx Cosmic Metals
Nyx Cosmic Metals far paleti-bazsız
Nyx Cosmic Metals
Nyx Cosmic Metals far paleti-bazlı

Nyx Cosmic Metals far paletinin alttan ikinci rengi, şahane bir mürdüm rengi... Günlük olarak kullanmak için bu farın rengini iddialı bulabilirsiniz ancak, ben bu kış boyu sıkça kullanacağıma eminim. Bu farın yansımasını gerçekten çok beğeniyorum.

Nyx Cosmic Metals

Cosmic Metals far paletinin son rengi ise, sarı tonlu bir altın rengi... Bu farı da göz kapağında tek başına kullanmayı pek sevmiyorum. Mutlaka mat yapılı, orta-koyu tonlarda bir farla kombinliyorum. Özellikle göz kapağının ortasına aydınlık vermek için kullanmak çok güzel bir sonuç verebiliyor.


Nyx Cosmic Metals far paleti, Lid Lingerie paletle aynı ambalaja sahip... Küçük, dikdörtgen ve şeffaf kapaklı bir tasarıma sahip olan bu far paletinin kapağı oldukça sıkı kapanıyor. Paletteki her bir far 1,37 gr ürün içeriyor. Bu farlar paraben içermiyorlar.

Nyx Cosmic Metals

İyi ki almışım, dediğim ve çok severek kullandığım Nyx Cosmic Metals far paletine, metalik farlardan hoşlanıyorsanız bir göz atmanızı rahatlıkla önerebilirim. Bu palete ve tüm Nyx ürünlerine; Nyx mağazalarından, Nyx satış noktalarından ve Nyx online satış sitesinden ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Nyx Lid Lingerie Far Paleti

Merhaba...

Nyx Lid Lingerie far paletini ülkemizde satışa çıkardığında, elimdeki far paleti deryasını düşünerek kayıtsız kalmaya karar verdiysem de, canım Başak'cığım bu paletin yazısını yazdığında tabi ki satın almamam imkansız hale geldi. Onun yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. İki ayı aşkın bir süredir neredeyse her gün kullandığım bu paleti yazmamın artık zamanı geldi. 

Nyx Lid Lingerie

Nyx Lid Lingerie far paleti, 6 adet mat fardan oluşuyor. Farların yapıları yumuşacık, bana göre mat farlara göre ortalama performanstan bir nebze daha pigmentliler ve hafif tozutuyorlar. Tozutma miktarları kullandığım fırçanın kıl sıklığına göre de değişiyor ancak, bu tozutma benim için dikkate alınacak kadar önemli bir durumda değil.

Nyx Lid Lingerie

Nyx Lid Lingerie farlar genel olarak çok kolay karıştırılıyorlar ve dağıtılıyorlar. Her far, istediğim miktarda dağıtılabildiği için, özellikle gölgelendirme ve geçiş rengi olarak oldukça kullanışlı oluyorlar. Tampon hareketlerle göz kapağıma uyguladığımdaysa, opak bir sonuç alabiliyorum. Açıkçası, bu farları hem yarı saydam hem opak bir şekilde uygulayabilme rahatlığı verdikleri için oldukça beğeniyorum

Nyx Lid Lingerie

Nyx Lid Lingerie far paletinin üstten ilk rengi, bence her far paletinde bulunması gereken bir kemik rengi... Bu far, astar rengi olarak kullanmak için bence harika ve üzerine uygulanan toz farların karıştırılması için de kolaylık sağlıyor.
Paletin üstten ikinci rengi, çok zarif bir leylak... Özellikle mürdümlü-pembeli göz makyajlarında, göz kapağımın katlanma bölgesinde kullanmayı pek seviyorum. 

Nyx Lid Lingerie

Paletin üstten üçüncü sırasında, itiraf etmem gerekirse paletin en sevdiğim rengi var. Tam bir kiremit rengi olan bu farı, hem tüm göz kapağımda hem gözümün katlanma bölgesinde hem de göz makyajımı derinleştirmek için gölgelendirme rengi olarak çok amaçlı kullanıyorum. Neredeyse her tondaki makyajıma bir şekilde adapte edebiliyorum ve çok kullanışlı buluyorum. Özellikle bu mevsimlerde kullanmak, bence oldukça keyifli...

Nyx Lid Lingerie
Nyx Lid Lingerie far paleti-bazsız
Nyx Lid Lingerie
Nyx Lingerie far paleti-bazlı

Nyx Lid Lingerie far paletinin alttan ilk rengiyse, acı bir kahve... Soğuk alt tona sahip bu kahverengi far, iyice dağıtıldığında gözün katlanma bölgesinde çok güzel duruyor. Bu farı tek başına kullanarak, kahverengi dumanlı göz makyajları yapabiliyorum ve aynı zamanda gölgelendirme rengi olarak da çok başarılı duruyor. Kirpik diplerimi hafifçe belirginleştirmek için de kullanıyorum. 

Nyx Lid Lingerie

Paletin alttan ikinci rengi, bana kalırsa yine her far paletine konulsa memnun olacağım bir yavruağzı/somon... Geçiş rengi olarak kullanmak için biçilmiş kaftan olan bu far, neredeyse her göz makyajının en iyi arkadaşlarından olabilir. Aynı zamanda gözün katlanma bölgesinde de, tek başına çok zarif ve doğal duruyor. Bu farın paletteki kiremit rengiyle uyumunu da ayrıca beğeniyorum.

Nyx Lid Lingerie

Nyx Lid Lingerie far paletinin son rengi ise, kahve tabanlı bir koyu mürdüm... Bu far, panda görüldüğü gibi aşırı koyu bir sonuç vermiyor. Yarı saydam bitiş verebilecek şekilde dağıtılabildiği için de, günlük makyajlarıma kolayca adapte edebiliyorum. En çok da, gölgelendirme rengi olarak kullanmayı seviyorum. 


Bana sorarsanız, içerisindeki her rengi kullanışlı olan Nyx Lid Lingerie far paleti; küçük ambalajıyla çantada taşımaya oldukça uygun... Şeffaf kapaklı, sade bir tasarıma sahip bu paletin ambalajı oldukça sağlam ve sıkı kapanıyor. Paletteki her bir far 1,37 gr ürün içeriyor. Nyx Lid Lingerie farlar paraben içermiyorlar. Ben bazsız göz makyajı yapmıyorum, dolayısıyla tek başlarına kalıcılıklarını gözlemleyemedim ancak; bir bazla ben çıkarana kadar yerlerinden kıpırdamıyorlar ve göz kapaklarımda çizgilenme yapmıyorlar

Nyx Lid Lingerie

Hem tek başına hem de metalik ve ya ışıltılı farlarla birlikte kullanmayı çok sevdiğim Nyx Lid Lingerie far paletini ve tüm Nyx ürünlerini; Nyx mağazalarından, Nyx satış noktalarından ve markanın online satış sitesinden bulabilirsiniz.

Sevgilerimle...

Barcelino Saç Bakım Yağı ve Evde Kendi Saç Bakım Maskemizi Yapmak

Merhaba...

Senelerdir kuru saçlarına ve saç derisine çareler arayan biri olarak; saçlarıma uygulayıp beklettiğim maskeler yaparım. Evlenmeden önce kullandığım yağların ya da ürünlerin kokularını hiç önemsemezken artık koku konusunda da hassas davranmak durumundayım. Bugünkü yazımda, evlenmeden önce kullandığım, hala arada kullanmakta olduğum ve etkilerinden çok memnun kaldığım Barcelino saç bakım yağından bahsederken, kendi yaptığım saç maskelerine de değineceğim. Oldukça uzun bir yazı olacağını da şimdiden belirtmek isterim, umarım sıkılmadan okursunuz.

Ev yapımı saç maskesi

Benim saçlarım kuru, ince telli, koparak kırılmaya çok yatkın ve röfleli... Kendi saçım zaten açık renk olduğundan röfle yapılırken herhangi bir açma işlemi yapılmadığını belirtmeliyim; yine de oldukça yıpranmış saçlarım var. Bununla birlikte saç derim de çok kuru...
Barcelino saç bakım yağı unisex bir ürün olduğu için, hem kadınların hem erkeklerin kullanımına uygun...
Bu ürün, %100 doğal, bitkisel yağların birleşiminden oluşuyor. İçerisinde ısırgan otu yağı, badem yağı, zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, buğday yağı, defne yağı, çam terebentin, çörekotu yağı, susam yağı, ayçiçeği yağı, ceviz yağı, avokado yağı, fındık yağı, jojoba yağı ve soya yağı bulunuyor
Barcelino saç bakım yağını, saç dökülmeleri ve kepeklenme için kullanabiliyoruz. Saçları güçlendirip daha az kırılmasını sağlamak, saça parlaklık vermek, saçın uzamasını desteklemek, saçtaki çatallaşmış görüntüyü önlemek gibi iddiaları var. Bu yağı dört sene boyunca düzenli kullanmış biri olarak söyleyebilirim ki, bu iddialarının hepsini gerçekleştiriyor. Fakat; kırılmış, yıpranmış, yanmış saçların tek çözümünün, saçları kestirmek olduğunu; hiç bir ürünün mevcut kırık ve yanıkları onarmayacağını da belirtmeliyim

Ev yapımı saç maskesi

Ürünün üzerinde nemli ve temiz saça ve saç diplerine masajla uygulanıp, en az 30 dk bekletilip durulanması gerektiği yazıyor. Yağ, istenirse tüm gün saçta bırakılabiliyor. Haftada üç defaya kadar kullanabiliyoruz
Ayrıca; saçlarınızı boyuyorsanız, boyanıza bir kapak ölçeğinde karıştırarak boyanın ömrünü uzatıp, saça vereceği zararı azaltmayı da vaadediyor. Ben bu yöntemi hiç denemedim ama, saçlarını kendi boyayan bir arkadaşım bu şekilde kullanıyordu. Saçlarının boya sonrası daha az sertleştiğini söylemişti. Barcelino'nun boyanın rengini ise etkilemediğini söylemişti, saçlarını kızıla boyuyordu.

Ev yapımı saç maskesi

Ben, Barcelino saç bakım yağını ya tek başına ya da kendi ev yapımı maskelerime karıştırarak kullandım. İki sene boyunca, önce haftada iki kez, bir süre sonra (saçlarım toparlanınca) haftada bir kez temiz saçlarıma, saç diplerime parmaklarımla nazikçe masaj yaparak bolca uyguladım. Sonrasında saçlarımı sıcak bir havluyla sardım ve bu şekilde bekleyebildiğim kadar uzun süre bekledim. Ürünün saçlarımda en az bir saat kalmasını sağladım ve bu süreyi sabahtan akşama uzattığım da oldu. İster kendi yaptığım maskelerime karıştırayım ister tek başına kullanayım, hep bu yöntemle uyguladım. Sonrasında da saçlarımı ılık suyla (asla çok sıcak ya da çok soğuk değil) bolca yıkadım. Son iki senedir de, ev yapımı maskelerime karıştırarak iki haftada bir şeklinde kullanmaya devam ediyorum. 

Ev yapımı saç maskesi

Barcelino saç bakım yağını, ev yapımı bir maske haline ise şu şekilde getiriyorum ve bu karışımı hala haftada iki kez yapıyorum:
Bir kasenin içine;
2 tatlı kaşığı Barcelino saç bakım yağı
1 tatlı kaşığı hindistan cevizi yağı
1 tatlı kaşığı bal
1 tatlı kaşığı avokado yağı
1 çay kaşığı tatlı badem yağı
1 b vitamini ampulü
1 e vitamini ampulü
1 bepanthen ampül
karıştırıyorum ve yukarıda anlattığım şekilde saçlarıma uyguluyorum. Saçlarımın mutlaka temiz (yeni yıkanmış ve neredeyse kurumuş) olmasına dikkat ediyorum çünkü, bu tarz bekletmeli maskeler temiz saç derisinde daha çok fayda sağlıyorlar. Yukarıdaki karışımı evde olan malzemelerime göre modifiye ettiğim sık oluyor. Örneğin; ev yoğurdu bulmuşsam maskeme ekliyorum, saç dökülmem artmışsa yarım çay kaşığı kadar hint yağı ekliyorum, bulabilirsem kekik yağı katıyorum. Bal kabağı püresi de maskeme karıştırmayı sevdiğim başka bir malzeme... Ayrıca, elimde olmayan ürünleri de eklemeden maskemi yapabiliyorum. Saçlarımın uzunluğuna göre, maskemin miktarını ayarlıyorum, bu konuda tamamen doğaçlama davrandığımı söylemeliyim.

Ev yapımı saç maskesi

Barcelino'yu ilk kullanmaya başladığımda ve evde bu tarz saç maskeleri yapmaya başladığımda, saç dökülmemin bir süre arttığını söylemeliyim. Saç bakımında b vitamini kullanmak, ilk başlarda saçlarınızı döker. Fakat, bir süre sonra saç dökülmem çok azaldı ve normal seviyeye geldi. Bununla birlikte de, minik minik bebek saçlarım çıkmaya başladı. Saç derisi sağlıklı olduğunda, saç kalitesi ve yeni saç oluşumu kesinlikle artıyor. Barcelino'nun saçlarıma parlaklık verdiğini, koparak kırılmalarımın azaldığını, boyadan kaynaklı sert ve sağlıksız görünümün kaybolduğunu da net bir şekilde gözlemledim. Ürün tamemen doğal olduğu için de, herhangi bir sorunla karşılaşmadım ancak, sizin içerisindeki yağlardan birine alerjiniz varsa, ürüne temkinli yaklaşmanızı öneririm. Benim yumuşak, daha dayanıklı ve sağlıklı görünen saçlarım oldu. Bu bakımı sıkça yaptığım süre içerisinde bir dönem saçlarımın platin sarısı olduğunu da eklemeliyim ki, bu bakımı en zor renklerden biridir. Özellikle saçlarınız benimkiler gibi ince telli ve kırılgansa, platin boyayla saçlarınızı sürekli kaybetme korkusuyla da karşılaşabilirsiniz. Ben Barcelino'yu ve onunla yaptığım maskeyi düzenli kullandığım sürece saçlarım dayanıklılıklarını korudular. 

Ev yapımı saç maskesi

Ürünün bendeki olumlu etkilerini sıraladığıma göre, artık olumsuz yanlarından da bahsedebilirim. Öncelikle; tüm saç yağları gibi, Barcelino'yu da arındırmak biraz zor... Ben saçlarımı hiç ıslatmadan şampuanlayıp masaj yapıp sonrasında yavaş yavaş ıslatarak ilk yıkamayı yapıyorum. Sonrasında ihtiyacıma göre 3-4 kez daha şampuanlıyorum. Mutlaka temiz içerikli bir şampuan kullanıyorum, en azından bu aşamada SLS ve silikon içeren ürünlerden uzak duruyorum.
Barcelino saç bakım yağının diğer bir sıkıntısı ise, kokusu... İçeriğindeki çam terebentin, diğer yağlarla da karışınca ortaya muhteşem(!) bir sonuç çıkmış! Bana göre, gerçekten çok kötü bir kokusu var. Saçımda kaldığı sürece, kokarca gibi geziyorum. Burnumuz bir süre sonra kokuya alışır ya, benim burnum bu yağda alışmıyor. Daha da can sıkıcı yanı, ne kadar arındırırsanız arındırın, ertesi gün de o kokuyu çok çok hafif de olsa almaya devam ediyorsunuz. Saçlarınızı sürekli ısıyla şekillendiriyorsanız, yağı uyguladığınızın ertesi günü, ısıya karşı direneceklerini de söylemeliyim. Yani bu ürünle bakım yaptığınızda o akşam ya da ertesi gün düğüne gidemeyebilirsiniz.

Ev yapımı saç maskesi

Ben bu sorunları, bakım maskemi cumartesi günü uygulayarak ekarte ediyordum. Pazar günlerini genellikle evde geçirdiğim için, pazartesiye mis gibi kokan ve kolay şekil alan saçlarımla başlayabiliyordum. Barcelino benim hem saç diplerime hem saç boylarıma o kadar iyi geldi ki, açıkçası yukarıda anlattığım dertlerini hiç sıkıntı yapmadım.
Evlendikten sonra, koku sorunu artık sadece beni ilgilendirmekten çıktığı için, bu yağı artık iki haftada bir kullanıyorum; onda da tek başına değil de kendi yaptığım maskeye karıştırıyorum. Haftada bir kez ise, çeşitli markaların saç bakım yağlarını kullanıyorum; onlardan da memnunum ama, bana sorarsanız hiç bir şey evde yaptığınız doğal maskeden iyi değil. İlk başlarda; maske hazırlamak, beklemek, arındırmak, öncesinde saçın temizliğini sağlamak çok zahmetli gibi geliyor ancak bunu alışkanlık haline getirince, hele ki sonuçları görünce o zahmet kalmıyor.

Ev yapımı saç maskesi

Eminim ki, herkesin kendi saç tipine uygun, kendi yapabileceği bu tarz maskeler vardır. Çok büyük paralar verip hazır saç maskeleri kullandığım oldu, oluyor. Fakat hiç biri, doğal yağların, gerçek balın ve annemin yoğurdunun yerini tutmadı. Saçlarımıza türlü çeşit ısıl işlem uyguluyoruz, güzel görünmelerini istiyoruz, boyuyoruz, sarıyoruz, kısacası onları çok fazla yorup yıpratıyoruz. Bence bu kadarcık ilgiyi hak ediyorlar. Tüm bunların yanında, dengeli ve sağlıklı beslenip saçlarımızı içeriden beslemenin de, en az bakım maskeleri kadar hatta daha da fazla etkili olduğunu söylemeliyim
Yazının çok uzun olduğunun farkındayım son olarak bir konuda uyarmak istiyorum; Barcelino saç bakım yağının piyasada çok fazla sahtesi var. Ürün oldukça uygun fiyatlı ve bir şişesi aylarca yetiyor. Bir şişesinde 100 ml yağ bulunuyor. Eğer denemek isterseniz, mutlaka güvendiğiniz bir aktardan temin edin. Yeni kutularına hologram da koymuşlar sanırım. Barcelino'yu almak istemezseniz, istediğiniz yağlardan alıp kendi karışımınızı kendiniz de yapabilirsiniz.
Umarım bu yazımla size bir fikir verebilmişimdir. Buraya kadar okuyup gözlerinizi yorduğunuz için çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle...

No More Dark Circles Maske ve No More Black Head Burun Bandı

Merhaba...

Geçen kış sevgili +Buralı Olmayan Gül sayesinde Limonian'dan bir indirim kodu yakalamış ve minik bir alışveriş yapmıştım. Alışverişimin yanında hediye gelen Goodbye Panda No More Dark Circles göz altı maskesini ve Goodbye Rudolph No More Black Head burun bandını kullandım ve ürünleri merak edenler için yorumlarımı yazmaya karar verdim.

No More Black Head Burun Bandı

Goodbye Panda No More Dark Circles göz altı maskesi, bio-selüloz kullanılarak üretilmiş bir kağıt maske... Kurumuş ve yorulmuş göz çevresini besleyerek nemlendirmeyi hedefliyor. Göz çevresine canlılık kazandırmayı ve göz altı morluklarının giderilmesine yardımcı olmayı vaadediyor. 

No More Black Head Burun Bandı

No More Dark Circles göz altı maskesi, paketten her göz altı için birer tane olarak, çift taraflı koruyucular içinde çıkıyor. Bu koruyucuları çıkarıp, maskeleri göz altımıza yerleştirdikten sonra 20 dk beklememiz öneriliyor.
Bu göz altı maskesi, 20 dakikanın sonunda, göz çevreme gerçekten güzel nem verdi. Göz çevremde anti-ageing etkisini de hissettim, olumlu manada göz çevremi hafifçe gerginleştirdi ve toparladı. Bu etkisi, tabi ki kısa süreli devam ediyor ancak, hızlıca göz altı bakımı için bence ideal. Göz çevremde yanma, tahriş gibi sorunlar yaşamadığım No More Dark Circles göz altı maskesinin, göz altı morluklarıma bir etkisi olmadı. Fakat, tek kullanımda bu maskelerden büyük beklentiler içine girmenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Ürün, sentetik koruyucu içermiyor.

No More Black Head Burun Bandı

Goodbye Rudolph No More Black Head burun bandı da, bio-selüloz bir maske... Bu maskenin siyah nokta giderici bir özelliği yok. Cilde nüfuz ederek, burun bölgesindeki yağlanmayı kontrol etmeyi hedefliyor. Burun üzerindeki gözenekleri temizleyip küçültmeyi vaadediyor.
No More Black Head burun bandı, paketten iki taraflı bir koruyucuda çıkıyor; her pakette tek maske var. Maskenin dokusu oldukça yumuşak, kaygan bir plastik gibi... Oldukça da nemli, kullanmadan evvel burnunuzu ıslatmanız gerekmiyor. İçerik listesinin ilk sırasında, cadı fındığı olan bu burun bandı; üre ve algea ekstresi içeriyor. İçeriğinde bir çeşit PEG ve parfüm var, paraben içermiyor

No More Black Head Burun Bandı

Önerildiği gibi, maskeyi burnuma yerleştirdikten sonra 35-40 dakika kadar beklettim. Burnumda plastik dokulu bir şeyi tutma hissi, sanki cildimi nefes almıyormuş gibi hissettirdiği için sevimsiz geldi. Maskeyi çıkardığımda, gözeneklerimde temizlenme ve küçülme gözlemlediğimi söyleyemeyeceğim. Pakette yazdığına göre, maskeyi çıkardığımızda suya atarsak, burnumuzdan temizlediği yağı görebiliyoruz. Bunu ben de yaptım ve çok çok az bir yağ tabakası gördüm (benim burun bölgemde siyah nokta ya da yağlanma pek yok). Suda gördüğüm tabakanınsa, benim gözeneklerimdeki kalıntılar mı yoksa maskenin kendi solüsyonu mu olduğunu ayırt etmenin pek mümkün olmadığını düşünüyorum. No More Black Head burun bandı da, bende tahriş, yanma ve kızarıklığa sebep olmadı. 

No More Black Head Burun Bandı

Goodbye Panda No More Dark Circles ve Goodbye Rudolph No More Black Head Kore menşeili ürünler... Ve ikisini de Limonian online sitesinde bulabilirsiniz. 

Sevgilerimle...